Call: 0216 309 99 91| Email: dkabilgi@gmail.com

Dil Terapi, Duyu Terapi, Fizik Tedavi, Özel Eğitim Merkezi

Kekemelik terapisi


Kekemelik problemi ile baş edebilmek için terapi alan kişinin bu problemden kurtulmayı ciddi şekilde istemesi gerekmektedir. Hasta Terapistin talimatlarına uyduğu ve günlük egzersizlerini düzenli yaptığı sürece üstesinden kolayla gelinebilecek bir problemdir. Uzmanımızdan randevu almak için tıklayınız

Kekemeliğin 5 tane alt boyutu var:

1- Düşünce boyutu: Hiçbir kekeme evde, kendi kendine, tek başına konuştuğu zaman sorun yaşamaz. Ama aynı kekeme toplulukta, kalabalıkta, otorite karşısında kekeler. İşin ilginç tarafı şu; evde tek başına takılmıyor ama topluluk karşısında neden problem yaşıyor? Aynı vücut, aynı anatomi, aynı biyoloji, aynı fizyoloji… Ne oluyor da bu adam otorite karşısında, toplum karşısında, kalabalıkta problem yaşıyor. Evde bizi denetleyen ve gözetleyen biri yok. Yani biz evde herhangi bir sosyal baskı hissetmiyoruz. Ama topluluk önüne çıktığımızda beynimize hemen negatif düşünce gelmeye başlıyor. Topluluk önünde, hocanın karşısında hemen negatif düşünmeye başlıyoruz.   “Takılacağım, kekeleyeceğim, bana gülecekler, mahcup olacağım”. Sevgili arkadaşlar negatif düşünce eşittir negatif davranıştır. “Takılacağım” diyen bir kimse kesinlikle takılır. Çünkü beyin programınızı takılmaya göre programlıyorsunuz. Basit bir örnekle açıklayalım. Bu günden itibaren dışarıda dolaşırken beyninize “ben yolda yürürken ayağım takılacak ve düşeceğim”, “yolda yürürken ayağım takılacak ve düşeceğim” talimatını sürekli verin. Üç gün sonra, bir hafta ya da bir ay sonra kesinlikle ayağınız takılır ve düşersiniz. Beyniniz kendini tamamen düşmeye göre programlamış olur. Gözünüzün önündeki engeli size göstermez. Bu bir realite yani gerçektir. Kekemelerin birincil yanlışı da budur. Negatif düşünce yani… Bu negatif düşüncenin ortadan kaldırılması lazım… Biz uzman olarak bu negatif düşüncenin nasıl ortadan kaldırılabileceğinin tekniklerini öğretiyoruz. Bilişsel terapiler uyguluyoruz.

  1. Nefes boyutu:

“Derin bir nefes alın” dediğimiz zaman genellikle göğüs nefesi alırsınız. Kekemelerin yüzde yüzü göğüs nefesi alırlar. Boğazımızın altında adem elması dediğimiz bir çıkıntı var. Bu çıkıntının 2.cm altında ses tellerimiz vardır. Göğüsten nefes aldığımızda ses tellerinde baskı oluşuyor. Blok oluşuyor ve takılıyorsunuz. Göğüs nefesi ses tellerine yakın olduğu için basınç uygular ve ses telleriniz kilitleniverir. 2. etapta doğru nefes alıp vermeyi öğrenmeniz gerekir. Doğru nefes nasıl alınır, ne kadar alınır? Kelimenin başında mı, sonunda mı alınır? Sonunda mı, ortasında mı, başında mı verilir? Yani bilimsel nefes yöntemlerini bilmeniz gerekir. Yanlış yerden nefes aldığınızda kesinlikle takılırsınız. Örneğin: Hiçbir kekeme şarkı türkü söylerken takılmaz. Heyecanlandığında takılır. Çünkü kekemelerin nefes alışveriş ritimleri bozuktur. Yanlış yerden nefes aldıklarından dolayı… Yani 2. etapta nefes terapisi olmalı… Bizim yıllardan beri tecrübelerimize göre gözlemimiz bu… Şu anda Türkiye’de ve dünyada kekemelikle uğraşanların birincil hedefi oluşan bloğu ortadan kaldırmaktır. Bunun için son yıllarda moda olan ve işe yaramayan geçersiz bir yöntem var. Uzatmalı yöntem. Ağızdan çıkan kelimenin ilk kelimesinin ilk hecesinin sesli harfini uzatacaksınız. Meeerhaba, naaasılsın vb… bu teknik 1970 yılında bulunmuş ve kullanışlı olmadığı için terk edilmiştir. Ama bizim ülkemizde 2000 yılından beri her köşe başında kullanılıyor. Bunun kendisi ya da benzeri kullanılıyor. Bunu yapanlar genelde üniversite mezunu bile değiller. Emekli öğretmen, işletme mezunu tarih mezunu gibi insanlar. Tedavi yöntemiymiş gibi kullanıyorlar. Bir başkası heceleyerek konuşmayı kullanıyor. Be-nim a-dım… na-sıl-sın… bu-nun fi-ya -tı ne-dir gibi. Sadece konuşma hızını düşürme ve heceleyerek konuşturma… Amaç yine bloğu, tıkanmayı kaldırmak… Bazıları melodik konuşturuyorlar. Bazıları ağır çekim konuşmayı kullanıyorlar. Bunlar da geçerli yöntemler değildir. Biz bunları kullanmıyoruz. Uzatma kısaltma yok. Bütün uygulanan yöntemlerin amacı bloğu kaldırmaya yöneliktir. İşin düşünce boyutu, nefes boyutu ihmal ediliyor. Kekeme 15 gün civarı yavaş konuşuyor ama sonra eskisinden daha kötü oluyor. Bu tür yöntemlerle kalıcı düzelme olmayacaktır. Hemen kekemelik geri gelir. Çünkü kekemelik psikolojik bir rahatsızlıktır.

Kekemelik tedavisi

  1. Hız boyutu:

Düşünüyorum ve konuşuyorum. Düşünmenin ve konuşmanın bir hızı vardır. Normal insanlarda düşünme ve konuşma hızı paralel gitmektedir. Yapılan araştırmalara göre kekemelerin beyni hızlı çalışmaktadır. Kekemeler hızlı düşünür. Kekemeler genelde zekidir. Kekemede düşünme hızı önde, konuşma hızı arkadadır. Örneğin; ben bir saniyede 5 kelime düşünüyorsam, kekeme bir saniyede 25 kelime düşünür. Ben 5 kelimeden birini seçip konuşurken kekeme 25 kelimeden bir tanesini seçip konuşmak durumundadır. Bunu başaramayıp bocalamaya başlar. Hangisini seçecek? Bunun için şey, yani, eee, mesela gibi asalak sesleri kullanırlar. Düşünme hızıyla, konuşma hızını nasıl birbiriyle eşitleyeceksiniz? Biz bunun teknik ve taktiklerini öğretiyoruz.

  1. Duygu boyutu:

Kekemeler genellikle sakin ve huzurlu olduklarında güzel konuşurlar. Gerildiklerinde ve heyecanlandıklarında hemen takılırlar. Gerginlik, korku, sıkıntı, stres birer duygudur. Kekeme bu olumsuz duyguları yıllardan beri içine atmış ve bastırmıştır. Bilinçaltı kovası olumsuz duygularla dolmuş ve taşmıştır. Bu duyguları temizlemediğiniz müddetçe kekemeliği tedavi edemezsiniz. Bu boyutta duygusal boşalım tekniklerini kullanıyoruz. Telefonla konuşmaya korkuyorsunuz, kalabalık önünde konuşmaya korkuyorsunuz, alay edilme korkusu yaşıyorsunuz.  Anneniz, babanız, yakınlarınız “evladım korkacak ne var” derler. “Korkma konuş”. Bu bir nasihattir, çözüm değil… Biz psikolog olarak teknik öğretiriz. “Korkuyor musun kardeşim”, “ Evet hocam korkuyorum”, “al sana teknik… Kullan” deriz. Kekemelik bir sonuçtur. Aşırı gerginliğin, korkunun, stresin bir sonucu… İşte bu duyguları kesinlikle boşaltmanız gerekir. Her şeyin bir tekniği var. İşte biz olumsuz duygu yaşayan kekemelere duygusal boşalım tekniklerini öğretiyoruz. Bu tekniği kullandığınızda daralma bunalma, sıkıntı vb. bütün olumsuz duygulardan dakikalar içinde kurtulursunuz.

  1. Travmatik olaylar-Hipnoz:

Çocukluk döneminde yaşadığınız olumsuz olaylar nereye gitti? 3 yaşında korktunuz ve kekeme oldunuz. İlkokulda öğretmeniniz tahtaya kaldırdı ve takıldınız. Size güldüler, kendinizi kötü hissetiniz. 8 yaşında bir kaza geçirdiniz, travmatik olay bilinçaltınıza RNA moleküllerine kodlandı. Sevdiğiniz insana, onu sevdiğinizi söyleyemediniz… Bütün bu olayların sizde acı hatıraları oluştu. Bunların hepsi travmatik olaylardır. Yani yaşamış olduğunuz bütün travmatik olayların bilinçaltınızdan temizlenmesi lazım. Çünkü bilinçaltınız o travmatik olaya benzer bir ortamla karşılaştığınızda size geçmişte yaşadığınız olumsuz olayı hatırlatıyor. Örneğin; 7 yaşında sınıfta kekelediyseniz, 25 yaşında üniversitede sınıfta konuşurken de aynı sorunu yaşarsınız. “Sen 7 yaşında takılmıştın herkes sana gülmüştü ve yine aynı sorunu yaşayacaksın” der bilinçaltınız… Aslında amacı sizi korumaktır. Bu travmatik olayları virüse benzetebiliriz. Bilgisayarınıza virüs bulaşmışsa ona format atıyorsunuz. Aynı şekilde bilinçaltına kodlanmış, bastırılmış olumsuz olayların temizlenmesi gerek. Bu travmatik olayları da hipnozla formatlıyoruz.

Bu 5 alanda çalışma yapmak durumundasınız. Bir tanesi bile kalsa kekemeliğiniz geçmez. Bu işi kim yapacak? Psikolog, psikiyatrist ya da konuşma terapisti olması gerek… Bizim ülkemizde maalesef tarih bölümünden mezun, emekli öğretmen, lise mezunu insanlar “ben konuşma terapistiyim” diye ortaya çıkıyorlar. Binlerce insanın canını acıtıyorlar. Hayalleri ile oynuyorlar. Nereye giderseniz gidin, ama öncelikle “sizin uzmanlık alanınız nedir?” diye sorun. “Ben eğitimciyim, öğretmenim, mühendisim, işletmeciyim” diyorsa bu işin şarlatanıdır maalesef. Biz psikolog olduğumuz halde bu insanlar kadar kesin konuşamıyoruz. Kekemelik psikolojik bir rahatsızlıktır, bir alışkanlıktır. Bu işi yapan insanın kesinlikle psikolojiyi bilmesi gerek. Aksi takdirde size faydadan çok zarar verecektir. Bu işi yapanlar biz eğitimciyiz diye ortaya çıkıyor. Biz kimseyi eğitmiyoruz. Sadece psikoterapi sürecinden geçiriyoruz. Bizim öğrettiğimiz teknikleri kullandığınız zaman kekemelikten yüzde yüz kurtulursunuz. Kekemelik terapisi tamamen uygulamalı bir terapidir. Karate, kungfu, judo kursuna gidip sadece seyretseniz öğrenemezsiniz. Öğrenmeniz için uygulama yapmanız lazım. Psikoterapi sürecinde de bol bol uygulama yapmak gerekiyor.

Kaynaklar:
KEKEMELİK VE  5  BOYUT TERAPİSİ

Dil ve Konuşma Terapisi

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: